Bölüm Sonu Dedikodusu: Muhteşem Yüzyıl Kösem 5. Bölüm

4 dakikada okuyabilirsiniz


“Siz Valide Sultan’sınız, gücünüzü geri kullanmaktan durmayın! Aksi halde Safiye Sultan’ın karşısında asla duramazsınız!” Koskoca Saray herkese yeter aslında ama insanoğlu ufak şeylerden büyük kargaşalar çıkarmadan duramıyor. Fahriye ve Mehmet Giray arasındaki mevzunun büyümesi de bu yüzden… Safiye Sultan hırslandıkça olan Fahriye’nin kaderine oluyor. Peki bu durumda devlet işleri ile ilgilenip, ayaklanma bastırması gereken Ahmed’ciğimiz ne yapıyor? Biingo! Ahalinin gözünde toy ve tecrübesiz olarak bu işlerle uğraşıyor! Gerçekten hakikat bu! Beni Giray Kardeşlerin kötüsü Şahin Giray’ı sevmeye iten sebep de bu. Tarihi gerçekler diyemesem de tarih tekerrürden ibarettir, ibret alınsa hiç tekerrür eder miydi diyorum ve bölümün mevzularına inceden dalıyorum.


Fotoğraf: Star TV

Şahin Giray’ın sahneye girmesi ile Mehmet’in kurtulacağını zaten anlamış bulunduk. Erkan Keka’nın şahane oyunculuğu ile taçlanan sahne uzun uzun bakışmalarla devam etti. Zaten bir sahnede uzun bir bakışma varsa anlayın orada olması gerekenin tersine bir şey olacak. Kaldı ki Ahmed’imiz “Bağışladım lakin Hanzade Mehmet Giray Kırım’a dönecek!” dedi. Haaah işte orada intikam yeminleri edildi, içten son sözler söylendi. Safiye Sultan’ın “Hünkar Torunumuz her gün tahta daha çok yakışıyor!” dedi ya şöyle nameli nameli… İnsan ana olur da hiç kızı ağlarken böyle cool takılır mı dedim, cıkcık dedim ama ne yaparsın? Büyük başın derdi, büyük! Bakın şimdilik daha ortada MahPeyker’lik bir şey yok, arada bir gördük ama aynı terane devam ediyordu. İşte kaçsam mı kalsam mı vsvsvs. Kızımızın çocuksuluğu ve bu kaçma-kalma hikayesinin uzaması ile Kösem’in yani Anastasia’nın maceraları biraz kabak tadı verdi, Beren Saat’in diziye erken girme kararı bence bu noktada doğru. Gerçi onun girişiyle gözümüzün alıştıklarından geri kalacağız o da ayrı mevzu. Kısacası çok karıştı işler, bakalım nasıl toparlanacak?


Fotoğraf: Star TV

Anastasia’nın Gölge’ye yazdırdığı mektupla hikayesi canlanacak mı sandınız? Yine kaçma muhabbeti, yine bir canını pazarda bulmuşçasına davranma halleri… Bu kızcağız yani Anastasia nasıl Kösem Sultan gibi bir kadına evrildi merak ediyorum. Bakın sırf bu sebeple 2-3 tane bu konuda yazılmış kitap alıp okuyacağım. Neden derseniz? Bu kadar saf ve içinden melek kanadı çıkacak bir karakterin Kösem’e evrilmesi için zombi istilası filan atlatması lazım. Öyle bir şey olmadığına göre ya bu karakter eksik yazıldı ya da kızımız oynayamıyor. Bununla beraber Halime Sultan yani Aslıhan Gürbüz şahane oynuyor, yaşadıklarının onu böyle bir kadın haline getirmesi üzerinde sırıtmıyor. Tülin Özen için hala emin değilim, üzerine düşüneceğim. Ben bu satırları yazarken Anastasia beşinci kaçış girişimini gerçekleştirmek için yollara düşmüştü. Kısaca olanları özetleyeyim: Anastasia kaçmadı, Derviş Entrikacı Harem ağasını yani Reyhan Ağa’yı bir güzel damdan aşağı attı. Eee çekirge misali ağalar,bir sıçar iki sıçrar sonra damdan aşağı küt!


Fotoğraf: Star TV

Çerkez güzeli Raşa ile tanıştık, hin bakışlarından ve cilveli hallerinden daha ilk anda etkilendik. (yani ben biraz etkilendim, kızımız iş yapar!) Biz etkileneduralım, Anatasia ve Alexander kaçma planlarını tartışıyordu. Bak sen Allah’ın işine ki oğlumuz sevgili hünkarı ile talim yapıyordu. Ancak bölümün esas kırılma noktası Şahin Giray’in Fahriye’ye bir damlası bir sarayı öldürecek zehri takdim etmesiydi. Fahriye öncesinde büyük atarlandı sonrasında “Haremdeki köleler bile sizden daha hür, daha mesut!” lafını duyması ile gözlerinde bir soru işareti oluştu. Sonrasını siz tahmin etmeyin ben söyleyeyim, Şahin Giray’ın dediği gibi kaderi değiştirmeye karar verdi. 


Fotoğraf: Star TV

Sizi bilmem ama ben badem ezmesini çok severim. Yani bana da öyle güzelinden badem ezmesi getirseler hiç şüphelenmeden götürebilirdim. Badem ezmesi faslını bir kenara bırakırsak Anastasia’nın kırmızılı elbiseler içinde hünkarcığına koşması ve onu bir güzel öpmesi ve sonunda halvetin gerçekleşmesi bölümün bir diğer kırılmasıydı. Şimdi düşündüm de şu sahne Muhteşem Yüzyıl’da yaşansa ortalık nasıl karışırdı, neler konuşulurdu. Neyse halvet sahnesinden sonra bir tane daha saraydan kaçış konulu sahne izlemeye başladık. Kapı açıldı yüzler güldü, bölüm bitti sandınız dimi? Bitmedi! Anastasia kalbinin sesini dinledi ve saraya geri döndü. Hem de yüzü güle güle ve koşa koşa! Alex de kaldı mı af edersiniz mal gibi! Bu sırada da hünkarımızın karnı ağrımaya ve terlemeye başladı. Buradan anlayın ki zehir tesir etmeye başladı! Kısacası bölüm aslında başladığı yerde bitmiş oldu. En az üç mevzunun cevabını aldık, Ahmed’in ise ölmeyeceğini biliyoruz. Haftaya neler olacak diye bekleyip göreceğiz. Tahminim ise Giray tarafının biraz daha güçleneceği, Safiye Sultan ve Kösem’in koalisyonunun başlayacağı… Ne dersiniz? 


Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı