Kavak Yelleri: Bir büyük Mine Ergun meselesi

3 dakikada okuyabilirsiniz

Ne Almanyalı, ne de Pamela… O, yalnızca ruhunda açılan derin yaralarla hiç bilmediği bir şehire gelen liseli genç, Mine. Ne dersiniz, onu biraz daha yakından tanıyalım mı?

Fotoğraf: Kanal D

Eminim hepimiz çok iyi hatırlıyoruzdur, Urla sokaklarında dedesinin arabasından tüm havası ve endamıyla süzülen Mine’yle ilk tanıştığımız anı… O an şüphesiz ki aklımızdan geçen tek şey, fazlasıyla güzel ve oldukça dikkat çekici olduğuydu. Üstelik bunu düşünen tek bizler de değildik. Deniz oğlan da tam o an vurulmuştu, nam-ı diğer Almanyalı Mine’ye. Mine’nın dışı, Deniz’in içini yakmaya yetmişti.

Fotoğraf: Kanal D

Urla’ya bir gelmiş, pir gelmişti Mine… Daracık zamanda arkadaş edinmiş, insanların sevgisini kazanmış ve hatta birilerinin nefret sembolü haline bile gelmişti. Tahmin edersiniz ki bu kişi, Deniz’in Mine’ye vurgunluğuna karşın, Deniz’e vurgun olan Aslı’dan başkası değildi. Mine’yi zorda bırakmak adına her yolu denemiş ama her seferinde kendi kazdığı kuyuya bir güzel düşmüştü. Mine ise her zaman bu durumu zevkle izleyen taraf olmuştu.

Fotoğraf: Kanal D

Uçarıydı kaçarıydı Mine ama aslında öyle olduğundan değil, içinde bir yerlerde olmasını istemediği şeyler olduğundan. Asi ve hoyrat görüntüsünün altında yatan kalbi kırık bir kız çocuğu vardı çünkü. Her seferinde gizlemeye çalıştığı, tüm savaşını kendi içinde yaşadığı… Hayat ona hiçbir zaman içi güzelliklerle dolu bir tabak sunmamıştı ve sunmamaya da devam ediyordu. Hiç düşmüyor gibi görünse de her seferinde yıkılıyor, yıkıldıkça kalkmakta biraz daha zorlanıyordu. Ama her şeye rağmen yine de güçlüydü Mine… Kimseye muhtaç kalmayacak kadar güçlü ve belki de kendine muhtaç edecek kadar, sandığından fazlası…

Fotoğraf: Kanal D

Hayata olan dik duruşuydu zaten Mine’yi bizlere sevdiren… Birini sevecekse en güzel şekilde sever, nefret ettiyse elinden geleni ardına koymaz, yanında olacaksa o gidene kadar durmaya devam eder, söz verdiyse de sonuna kadar tutar. Peki ya ona verilen sözler? Onlar tutuluyor muydu gerçekten, Mine’nin dik duruşuna rağmen. Cevap çok açık, hayır. Onu saldırganlaştıranda buydu zaten her zaman. O, neyse oydu ama insanlar öyle değildi. İyiyse iyi, kötüyse yine iyiydi. Ama Mine öyle değildi… Kötüyse, ”Ben kötüyüm,” demeyi herkesten iyi bilirdi.

Fotoğraf: Kanal D

Mine’nin yaşadıkları, ”Anlatılmaz, yaşanır,” cinsten olanlardandı hep. Hayatına giren insanların bıraktığı kırıklarla dolup taşmıştı artık Mine. Deniz gibi, hepsinin içi yanmıştı Mine’nin dışına… Ama iş Mine’nin içinin yanmasına geldiğinde, olmamıştı hiçbiri yanında. Herkes bencil düşünceleriyle kendi yoluna bakmış, iyi olduğunu iddia eden herkesten daha iyi olan Mine, daima tek başına kalan taraf olmuştu.

Fotoğraf: Kanal D

Yıllar geçti, anılar birikti, mutluluk ve acılar da… Hikayenin sonuna yaklaşırken, aslında hep küçük bir kız çocuğu olan Mine’nin, artık küçük bir kız çocuğuna sahip olduğuna da şahit oldu bu gözler. Tüm kırgınlıklarına rağmen yine de öyle güçlü bir ruhu, öyle büyük bir kalbi vardı ki, tek başına bir çocuğu büyütmeye bile yetmişti. Mine kendi hikayesine mutlu devam edebilmiş midir bilinmez ama eminim ki, ne o gücünden ne de dik duruşundan zerre kaybetmemiş, sıkı sıkı tutunduğu hayatına en iyi bildiği şekilde devam etmiştir. İçindeki Pamela’ya sevgiler, Almanyalı güzel… Kalbimizin en güzel yerinde, en özel duyguların içindesin…

OKUMAYI SEVİYOR MUSUNUZ?
Yazılarımızı takip etmek için

E-Bülten ile
SEVDİĞİN TÜRLERİ TAKİP ET

Bir çok basın kuruluşuna destek veren N’oluyo’nun popüler haberleri sana da gelsin istemez misin? E-posta aracılığı ile hangi türde haberler almak istersin?


Günün popüler yerli dizi haberleri

Günün popüler yabancı dizi haberleri

Günün popüler yarışma ve reality show haberleri

Farklı türlerden güne dair popüler televizyon haberleri

Farklı türlerden haftaya dair popüler televizyon haberleri
Endişelenmeyin, spam içermiyoruz.