Zorbalık sosyal medyanın yeni eğlencesi mi?

4 dakikada okuyabilirsiniz


Sosyal Medya artık hepimizin hayatında, hatta birçok insan için hayatının tam merkezinde… Hal böyle olunca bu durumun birçok getirisi de oluyor. Haberlerin anlık olarak yayılımı, izleyici tepkilerinin daha hızlı olması, insanların söyleyecek sözlerini daha geniş platformlara zahmetsizce duyurması ve ünlü simalar ile ilgili verilen hızlı reaksiyonlar… Üstelik yeni bir meslek grubu: Influencer. Buraya kadar her şey normal, çağın gerektirdiklerinden faydalanmak ve hızlı haber akışı harika bir şey… Ama tüm bunların yanında sosyal medyayla ilgili büyük bir soru işareti de var: Herkes, istediği her şeyi söyleme hakkına sahip mi? Zorbalığa varan her şeyi… Ve tanınmış isimler bu zorbalığa katlanmak zorunda mı?

“Siber zorbalık…”

Birçok ünlü simaya, özellikle kadın isimlere, yapılan siber zorbalığın en ağır örneğini yaşayan Hande Erçel’den bahsetmek istiyorum. Dün kendisine psikolojik şiddet uygulayan ve bir yılı aşkın süredir siber zorbalık yapan iki adet sosyal medya fenomenini mahkemeye verdiğini öğrendik. Ve ilk başta bu konunun bir farkındalık yaratabileceğini düşündüm kendi adıma… Bazen böyle naif düşüncelere kapılabiliyorum. Sonrasında kendisine yapılan zorbalığın karşısında durduğu için “haksız” görüldüğünü ve daha fazla nefret söylemine maruz kaldığını gördükçe “Benim kaçırdığım bir nokta mı var acaba?” diye düşündüm. Ama yoktu. Her şey o kadar aşikardı ki… Bir seneyi aşkın süredir Hande Erçel’in maruz kaldığı psikolojik şiddet ve siber zorbalığın geldiği noktaya kabul edilebilir cinsten değil.

“Sorun eleştiri değil….”

Oyunculuk eleştirisini başka bir tarafa koyuyorum, Hande Erçel hali hazırda yolun başında olduğunu kabul eden ve kendisini geliştirmek için çabalayan genç bir oyuncu… Herkes onu izlemekten keyif almak durumunda da değil, onun da bunun farkında olduğundan eminim. Zaten ekran önünde olan herkes için “oyunculuk eleştiri” yapılabilir, yapılmalı da… Ama gel gelelim ki her şeyin olduğu gibi oyunculuk eleştirisinin de bir hududu olmalı… Oyunculuk eleştirisi adı altında genç bir kadının fiziksel özelliklerine, yüz hatlarına, kişisel hayatına, özel hayatına, kıyafetinden tutun kurduğu cümlelere, aldığı ödüllere, hatta hastanede tedavi görmekte olan annesine kadar uzanan bir zorbalıktan bahsediyoruz.

Defalarca “Hassas bir dönemdeyim, lütfen yapmayın” demekten başka hiçbir tepki vermeyen ve sabırla bekleyen ama o sabırla bekledikçe günden güne daha da büyüyen toplumsal bir linçten bahsediyoruz. Çıkan yalan haberler de hiç yardımcı olmadı elbette bu zorbalığın son bulmasına… Keşke imkânım olsaydı da Hande Erçel hakkında çıkan yüzlerce yalan haberi, yapılan binlerce sosyal medya paylaşımına burada yer verebilseydim. Ve Hande Erçel’in tüm bunları susup izlemesi mi gerekiyor yalnızca daha fazla göz önünde olduğu için? Gerekten bu şekilde mi düşünüyorsunuz? Ünlüyse bir insan her türlü zorbalığa maruz kalabilir mi sizlerin nazarında? Kusura bakmayın ama benim nazarımda bunun kabul edilebilir bir yanı yok, bu zorbalığa herhangi bir yoldan destek veren insanların da olmamalı aslında…

Hiçbir insanın psikolojisi, siz 10k beğeni alın diye ağızlara sakız yapılamaz. Hiçbir insanın hayatını kendinize eğlence malzemesi edinemezsiniz. Bir insana karşı onur ve gurur kırıcı sözler sarf etmek, düşünce özgürlüğü değildir. Elbette eğleneceğiz, elbette bazı konularla ilgili espriler dönecek. Bugün gülüp yarın unuttuğumuz şeyler olacak. Ama hiçbir şey, bir insanın kariyeri, hayatı ve psikolojisi için yıkıcı bir duruma getirilmemeli. Uzun lafın kısası, herkesin duracağı yeri bilmesi gerekiyor.

Kimsenin farkında olmadığı ve olmamakta da ısrar ettiği bir başka etkisi de var bu durumun… Kimsenin farkında olmadığı ama inkâr da edemeyeceği… Sosyal medyada olan biten her şeyin burada kaldığını mı sanıyorsunuz gerçekten? İş yerinde mobbing, okullarda zorbalık yapan insanlara cesaret vermediğinizi düşünerek vicdanınızı mı rahatlatıyorsunuz? Ya da belki de bu ihtimali hiç düşünmediniz zaten… Hadi bu vesileyle biraz bunu da düşünün.

“Bir tepki meselesi…”

Ve bir kadın olarak duygusal bir yaklaşımım da var olaya… Kişisel olarak merak ediyorum; genç bir kadına yapılan böylesine bir toplu linç, siber zorbalık, psikolojik şiddet… Adına her ne derseniz deyin… Nasıl bir kamuoyu oluşturmaz ya da tepki görmez? Dahası, böyle bir durum nasıl desteklenir? Nasıl kimsenin sesi çıkmaz, nasıl kimse “Yahu kardeşim siz ne yapıyorsunuz?” demez? Dahası, nasıl buna dur demesi gereken ünlü isimler ya da sosyal medya fenomenleri tarafından destek görür bu zorbalık? Aklım almıyor, almamaya devam edecek. Yılan, yalnızca bir başkasına dokunduğunda zehirli değildir. Biraz ses çıkarmaktan kimseye zarar gelmez diye düşünüyorum.

Kıssadan hisse; Hande Erçel’i kendisine yapılan bu zorbalığın geç de olsa karşısında durmayı tercih ettiği ve yasal hakkını kullandığı için tebrik ederim. Umarım siber zorbalığın bir sonu olur.


Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı