The Protector’u neden izlemek lazım?

4 dakikada okuyabilirsiniz


“Yönetmenleri beğenilmedi. Senaryoları defalarca çöpe atıldı. Çağatay Ulusoy bu iş için hangi projeleri reddetti?” gibi spekülasyonlardan sonra sonunda The Protector çok beklenen on bölümü ile karşımızda… Yazıda çok derinlere inmeden önce üç madde ile “Nasıl izleyeceğiz biz bu diziyi yav?” sorusuna kısaca bir cevap vermek lazım.

1- Netflix’e üye olarak izleyebiliyorsunuz. Herhangi bir sosyal medya sitesine / foruma üye olur gibi üye olabilirsiniz. İlk ay ücretsiz. Diziyi beğenmezseniz ya da diğer içerikler ilginizi çekmiyorsa otuz gün on bölümü bitirmek için ideal…

2- Boran Kuzum, Saygın Soysal, Burçin Terzioğlu gibi isimler diziye sonradan katılacaklar. İkinci sezon onayını dizi ilk sezon çekilirken aldı.

3- Dizi hakkında birçok olumlu / olumsuz yorum olacaktır. Spoiler’dan kaçınmak istiyorsanız ilk üç-dört gün içerisinde diziyi izlemenizi öneririm. Toplamda on saat gibi bir sürede tüm sezonu izleyebilirsiniz. Kısaca aşağı yukarı iki yerli dizi bölümü kadar zaman harcamanız yeterli…

Geçelim diziye…

Diziden bir mucize, bir şaheser bekliyorsanız orada bir durmanızı tavsiye ederim. Ne Netflix’in Alman yapımı Dark gibi kafa uçuran bir iş, ne yine Netflix’in Narcos’u gibi aşırı “yerel” takılıyor. Ne de Netflix’in yeni Polonya yapımı dizisi 1983 gibi karizmatik… The Protector diğer adı ile Hakan:Muhafız türdaşlarının adımlarını birbir takip ediyor. Luke Cage, Jessica Jones, Iron Fist hatta biraz Daredevil… Sosyal medyada Assassin’s Creed benzetmesi yapanlar da göze çarpıyor. Açıkçası ben çok benzetemedim ama benzetenlerin vardır bir bildiği…

The CW dizilerini takip edenlerin (The Flash, Arrow vb.) gibi, az önce yukarıda örneğini verdiğim Netflix’in Marvel yapımları gibi dizilerden en az bir tanesini seviyorsanız The Protector’u “As bayrakları ya!” modunda izleyebilirsiniz. Karşımızda “Fantastik” sıfatı adı altına sığınıp ve vampirlerden güç alıp “Epic Fail” yaşatan bir dizi yok. Evet diyaloglar kimi yerde açıkçası sallanıyor, oyuncuların bazıları gerçekten sıkılmış görünüyor. Evet, “The Faysal” Lex Luthor kadar güçlü bir adamın oteline vereceği havalı bir isim değil… Ama buna rağmen Çağatay Ulusoy’un ortaya koyduğu bir enerji var. Çekimler sırasında ve Hakan’ı canlandırırken bu işten çok keyif aldığını görebiliyorsunuz. Kendini işe adamak biraz iddialı bir anlatım olabilir ancak Çağatay Ulusoy elinden gelenin fazlasını yapmış. Kısacası Çağatay Ulusoy hayranları için her anlamda (hehehe) göz banyosu var.

Hazar Ergüçlü (benim adıma) diziyi aşağı çeken, karaktere vermesi gereken enerjiyi veremeyen bir performans sergilemiş. Biraz Jessica Jones, biraz Electra, biraz “bad-girl” klişesi… Mentörlük öyle bir şey değil yani, hele trip atarak ilerlenecek bir yol hiç değil. Bu noktada karakterin yazımında da sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Kendisinde daha fazlasını maalesef göremedim, görenler için eminim izlemesi keyifli olmuştur. Ayça Ayşin Turan olması gerektiği gibi denebilir, izlerken “Wow!” diyebileceğimiz bir durum olduğunu düşünmüyorum. Okan Yalabık ise işin aslı bildiğimiz performanslarından oldukça uzak… Mehmet Kurtuluş ise performansı ile işi iki-üç adım öteye taşıyan, varlığı ile ortamı taçlandıran bir kötü adam… Kendisini izlemekten fazlasıyla keyif aldım, performansına sağlık! Yurdaer Okur’u izlemek ise güzeldi.

Yazının başlığına dönecek olursak… “Neden izlemek lazım?”

1- Netflix’in ilk Türk orijinal yapımı var karşımızda… İzleyip yorumlamak gerekli diye düşünüyorum. Özellikle medya sektörüne ilginiz varsa, dizi izlemeyi seviyorsanız.

2- Karşınızda size çok büyük bir vakit kaybı yaratacak bir şey yok. Kafa dağıtmak adına işinize yarayabilir.

3- Hey Douglas’ın notalarını duymak son derece keyifli.

4- Bölüm süreleri ideal, sıkıldığınız yerde bir çay-kahve molası verip devam edebilirsiniz.

5- “Süper kahraman hikayeleri ne kadar klişe olsa da ben severim!” diyorsanız hiç durmayın! Seveceksiniz.

Peki “Neden izlememek lazım?” diye soracak olanlara bir cevabım var mı? Evet.

“Benim zamanım çok değerli… Ben öyle popüler dünyayı sevmem, genelde negatif yorumlarım. Mainstream işler bana keyifsiz geliyor. Ben farklı takılırım, çok titizimdir dizi-film tercihinde….” diyorsanız izlemenizi tavsiye etmem. Aradığınızı bulmanız zor, ondan sonrası sizin için tatsız olur.

Sizin için önerim yine Netflix’ten… Ve The Protector hakkında yaptığımız anket için buraya tıklayabilirsiniz.

 


Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı